Kıbrıs Lefkoşa Gezilecek Yerler Nerede : Lefkoşa'da Gezilecek Yerler

Kıbrıs’ı tanıtan kartpostallar ve gezi yazılarının da mutlak konularından birisi olan Büyük Han, Osmanlı’nın adada inşa ettiği ilk yapı olması sebebiyle önemlidir. Venedikliler Kıbrıs’ı ele geçirdikten sonra Lefkoşa’ya zaferlerini simgeleyen bir heykel dikmek istemişler ve bu amaçla sütunu buraya taşımışlardır. Tarihçilerin görüşlerine göre daha önce inşa edildiği yerde bir manastır bulunmaktadır. İçinde vaftiz havuzu bulunan ve yıkılmayan nadir camilerden birisi olan yapıda fazlasıyla ejderha ve gül motifi bulunmaktadır. Daha çok Ermenilerin arasında yaygın olan Apolistik inancı tercih edenler tarafından Kıbrıs’ın yerli Ermenileri tarafından kullanılmaktadır. Bedesten olarak da bilinen kilise özellikle kumaş ve tekstil ile uğraşan yerli esnafın pazar yeri olarak kullanılmaktadır. Tarih boyunca ‘Yeni Han’ ve özellikle Alanya’dan Kıbrıs’a gelen misafirlerin sıkça ağırlanmasından dolayı ‘Alanyalılar Hanı’ olarak da geçmektedir. Özellikle Kıbrıs tarihi ile ilgili araştırma yapan akademisyenlerin kütüphanedeki Farsça, Osmanlıca ve Türkçe kaynaklara sıkça başvurduğu bilinmektedir. Günümüzde adanın tarihi yapıları arasında sayılıp turistik ilgi görse de aslında Kıbrıs’ta Venedik hakimiyetini simgelemektedir.

en iyi kumarhane filmi Uzun yürüyüşler sonrasında biraz soluklanıp çay kahve içmek isteyenler için meydanda yer alan kahveler güzel seçenekler arasında yer alıyor. Görmek isteyenler için eski Lefkoşa’da ziyaretçilerini beklemektedir. Kıbrıs’ın diğer şehirlerinde olduğu gibi Lefkoşa’da da bu sayının tamamı yerlilerden oluşmamaktadır. Kıbrıs’ın bütün şehirlerinde olduğu gibi Lefkoşa da şehir içi ulaşım konusundan çok zayıf bir kent. Bir Kuzey Kıbrıslının ve bir Portekizli’nin evliliği sonucunda adaya yerleşmeye karar vermeleriyle açılmış olan restoran, içeride Akdeniz’in bütün esintilerini hissetmenize sebep oluyor. Kıbrıs’ta otel sahibi olan bütün büyük grupların hepsinin Lefkoşa’da da oteli olması ve genellikle bu otellerin boş olması da kumarhane üzerine kurulmuş olduklarının en büyük ispatı niteliğinde. Ama bunları dışında Lefkoşa’da bir otelde 2 gün kalayım uçak bileti masrafları ve yeme içme maliyeti derken en az 1200 TL yeterli olacaktır. Lefkoşa Kıbrıs gezilecek noktalar için 2 gün yeterli diye düşünüyorum. Girne gezilecek yerler yazıma da bir bakın derim. Eski Lefkoşa’nın göbeği sayılabilecek bir yerde yer alması ise en büyük artılarından.

Lefkoşa’nın en eski otellerinden birisi olması ve savaş döneminde de aktif rol almasından dolayı şehrin bir bölgesine ismini verecek kadar ünlenmiştir. Birleşik Krallığın adayı kontrol ettiği dönemler ve öncesinde ‘Konak Meydanı’ olarak bilinen Saray Önü, eski Lefkoşa’nın surları içerisinde yer alır ve hemen hemen her sokak önünde birleşir. Yine içerisinde yer alan restoran ve kafeler biraz soluklanmak isteyen gezginler için keyifli mekanlardır. Özellikle adanın yerlilerinin ve öğrencilerin sık sık vakit geçirdiği bölge, alışveriş ve gece hayatı için önemli bir lokasyon. Hem sıcaklıkların bunaltmadığı hem de üşütmediği zamanlar olduğu için bütün gününüzü şehrin sokaklarında geçirmenize hiçbir engel kalmayacaktır. Yine Büyük Han’da olduğu gibi burada da yemek yiyip, çay kahve içmeniz mümkün. Büyük Han’da kalmaya durumu olmayan tüccar ve gezginler burayı tercih etmişlerdir. Ben Kıbrıs’a ne zaman gitsem Lefkoşa’da kalmak yerine otelimi Girne’de rezervasyon yapıp günü birlik olarak Girne’den Lefkoşa’ya gidip geldim. Yine de Kıbrıs’a kadar gidip Lefkoşa’yı görmeden gelmeyin diye düşünüyoruz.

El açması böreklerden tutun mantıya kadar aşina olduğumuz tatlardan, Kıbrıs’a özgü pirohuya yani Kıbrıs mantısına, bulgur köftesine, sini gadmerine varana kadar muhteşem lezzetleri burada tadabilirsiniz. Bu nedenle girişindeki kemerli yapıdan tutun kilisenin içine kadar hemen hemen her ayrıntısı Aya Sofya’ya benzemektedir. Yapı adada günümüze kadar sağlam gelen mimariler arasında ilk göze çarpanlardandır. Aynı Derviş Paşa Konağı’nda olduğu gibi bu müze de Osmanlı’nın adada el değmemiş mimari eserleri arasındadır. Aynı şekilde araba kiralama da Kıbrıs’ın her yerinde olduğu gibi Ercan Havalimanında da kullanabileceğiniz yöntemlerden. Dönemin hemen hemen bütün Avrupai yapılarında olduğu gibi Gotik mimari tarzıyla inşa edilmiştir. Savaş dönemini hatırlamak adına inşa edilmiş ulusal bir anıtı da bünyesinde bulunduran parkın en önemli özelliği ise Rauf Denktaş’ın mezarına da ev sahipliği yapmasıdır. Kıbrıs mutfağını Portekiz mutfağıyla çok başarılı bir biçimde birleştirmiş olmaları restoranı bambaşka bir hale getirmiş. Yine Lüzinyanların adaya yerleşmesi ile beraber Kıbrıs’a gelen Latin mimarisinin bir örneği olan Saint Catherine Kilisesi’nin; Osmanlı İmparatorluğu’nun adaya gelmesiyle beraber camiye dönüştürülmesiyle ortaya çıkmış bir eserdir.

Diğer Yazılar